Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran’a nükleer programı konusunda “anlamlı bir anlaşma” yapması için 10 günlük bir süre tanıdığını duyurmuştu. Trump, bu süre zarfında anlaşma sağlanamaması halinde “kötü şeylerin” olabileceği uyarısında bulunarak Tahran yönetimine net bir mesaj iletmişti. Bu ültimatom, ABD’nin 2018’de İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) tek taraflı çekilmesinin ardından gerilimin tırmandığı bir dönemde gelmişti.
Trump’ın o dönem Fox News ile yaptığı bir röportajda sarf ettiği bu sözler, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik çıkmazı ve yaptırımlar üzerinden süren baskıyı bir kez daha gözler önüne sermişti. Ültimatom, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini artırma tehditleri ve bölgedeki tansiyonun yükseldiği bir konjonktürde uluslararası kamuoyunda yankı uyandırmıştı.
Trump’ın 10 Günlük Ültimatomu
Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Fox News’a verdiği röportajda, İran’ın nükleer programına dair bir anlaşma yapılması için tanınan süreyi açıkça belirtmişti. Trump, “İran ile bir anlaşma yapmalıyız ve bunu çok hızlı yapmalıyız. Onlara 10 günümüz olduğunu söyledim. Ya anlamlı bir anlaşma yaparız ya da kötü şeyler olur,” ifadelerini kullanarak Tahran’a yönelik sert bir ton benimsemişti. Bu açıklama, ABD’nin İran’a yönelik “maksimum baskı” stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmişti.
Anlaşmanın Arka Planı ve Trump’ın Eleştirileri
- JCPOA’dan Çekilme: Donald Trump, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen İran nükleer anlaşmasını “korkunç bir anlaşma” olarak nitelendirmiş ve 2018 Mayıs’ında ABD’yi anlaşmadan tek taraflı olarak çekmişti.
- Yaptırımların Yeniden Uygulanması: Anlaşmadan çekilmenin ardından Trump yönetimi, İran ekonomisini hedef alan ağır yaptırımları yeniden uygulamaya koymuş, özellikle petrol ihracatı ve bankacılık sektörünü kısıtlamıştı.
- Ana Eleştiri Noktaları: Trump, JCPOA’nın süresinin kısa olduğunu, İran’ın balistik füze programını kapsamadığını ve bölgesel istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini göz ardı ettiğini savunmuştu. Bu nedenle, daha kapsamlı ve “anlamlı” yeni bir anlaşma talep etmişti.
ABD’nin İran Politikası ve Bölgesel Gerilimler
Trump dönemindeki ABD’nin İran politikası, diplomatik diyalogdan ziyade yaptırımlar ve askeri caydırıcılık üzerine kurulu bir strateji izlemişti. Bu ültimatom da Tahran üzerinde baskıyı artırma amacı taşıyordu. O dönemde Basra Körfezi’nde ve bölgede yaşanan gerilimler, petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve İran ile vekil güçler arasındaki gerginlikler, Trump’ın açıklamalarını daha da önemli hale getirmişti. ABD, bölgeye askeri varlığını artırarak İran’a karşı bir güç gösterisinde bulunmuştu.
Bu sert açıklamalar, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin uluslararası endişeleri artırırken, diplomatik çözüm arayışlarını da karmaşıklaştırmıştı. Trump’ın 10 günlük süresi, uluslararası toplumda büyük bir merakla izlenmiş ve ABD-İran ilişkilerinin geleceği hakkında belirsizlikleri derinleştirmişti.
Trump, İran konusunda 10 gün verdi: “Anlamlı bir anlaşma yapmalıyız, aksi takdirde kötü şeyler olur”
Evet, Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2019 yılında Fox News’a verdiği röportajda İran’a nükleer programı konusunda “anlamlı bir anlaşma” yapması için 10 günlük bir süre tanımış ve aksi takdirde “kötü şeylerin” yaşanacağı uyarısında bulunmuştur.